Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın




ИмеBiri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın
страница1/8
Дата на преобразуване12.12.2012
Размер420.62 Kb.
ТипДокументация
източникhttp://www.turkiyebulteni.org/eskiler/18 TB_KASIM_18.rtf
  1   2   3   4   5   6   7   8
Editör’den


Hayaller gerçek oluyor


Acil Eylem Planı ve Hükümet Programı’nda yer alan taahhütlerimiz adım adım hayata geçiriliyor.

2005 Mali Yılı Bütçe Tasarısı TBMM’ne sunuldu. Yeni bütçe tasarısı yüzde 37’lik reel artış oranıyla 2005 yılında yatırımların ivme kazanacağını gösteriyor.

Türkiye’de ilk kez paradan altı sıfır atılıyor ve Türk Lirası “yeni” adıyla itibarına kavuşuyor. Kararlılıkla uygulanan ekonomik program, enflasyonla mücadeledeki tutarlılık ve yüzde 8’lik 2005 yılı enflasyon hedefi bir daha bol sıfırlı günlere dönmeyeceğimize işaret ediyor.

Tüm zamanların ihracat rakamları bir bir aşılırken Türkiye ihracatta “rekor kırmak” deyimini de rafa kaldırıyor. Cumhuriyetimiz’in kurulduğu 1923 yılındaki 50 milyon dolarlık ihracat rakamını 81.yılın Ekim ayında 50 milyar dolar sınırının üzerine taşımış olmanın onurunu yaşıyoruz.

Geçen yılın Ocak-Eylül dönemine göre yüzde 27’lik artışla 14 milyon turist ağırladık. 13 milyar dolar gelir beklentisiyle turizmde de hedefleri zorluyoruz.

Türkiye’yi Dünya’ya taşıyan Türk Hava Yolları’nın uçak filosunu genişletip gençleştiriyoruz.

Devlet’in “sosyal” yönünü öne çıkaran kitap, kömür, burs, gıda, ilaç, tedavi gibi yardım programlarıyla yoksul kesimlere şefkat elini uzatıyoruz.

Diplomasideki performansıyla “Yılın Avrupalısı” ödülüne layık görülen Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın dediği gibi “yüzümüz gülüyor”.


Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın.


SUAT KILIÇ

TANITIM VE MEDYA BAŞKAN YARDIMCISI

SAMSUN MİLLETVEKİLİ


Kasım tarihi


10 Kasım 1938 - Atatürk’ün ölümü

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk Dolmabahçe sarayında, saat 09.05’ te hayata gözlerini yumdu. Ölümü bütün dünyada derin yankılar yaptı ve büyük üzüntü yarattı. Atatürk’ün na’şı, Dolmabahçe Sarayı salonunda özel bir katafalka yerleştirildi. Türk bayrağına sarılı ve başında silâh arkadaşlarının nöbet tuttuğu tabut, üç gün müddetle milletin ziyaretine bırakıldı. Na’şı, 20 Kasım’da Ankara’ya getirildi. 21 Kasım’da büyük törenle Etnoğrafya Müzesi’ndeki geçici kabrine kondu. Cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Çanakkale’de ve diğer muharebelerde ona karşı savaşmış yabancı generaller törende bilhassa dikkati çekiyordu.10 Kasım 1953’te na’şı, Etnografya Müzesinden alınarak görkemli bir törenle Anıtkabir’e nakledildi.


03 Kasım 1839 - Tanzimat fermanı

Mustafa Reşit Paşa tarafından kaleme alınan "Tanzimat-ı Hayriye" fermanı 3 Kasım 1839’da okundu. Sultan Abdülmecid’in sadrazamı Mustafa Reşid tarafından Gülhane Parkı’nda yabancı devletlerin elçileri ve büyük bir halk topluluğunun huzurunda okunan Tanzimat Fermanı, kişilerle devlet arasındaki ilişkilere siyasi ve hukuki yönden yenilikler getirerek tarihimizde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.


04 Kasım 1946 - UNESCO’nun kuruluşu

Birleşmiş Milletler eğitim, bilim ve kültür örgütü UNESCO kuruldu. Irk, cinsiyet, dil ve din farkı gözetmeksizin bütün dünya ülkelerinde herkese okuma yazma öğretmek, parasız ve zorunlu ilköğretimi yaygınlaştırmak, ülkeler arasında kültür yakınlaşmasını sağlamak amacıyla kurulan UNESCO’nun merkezi Paris’tedir ve Türkiye dahil 186’yı aşkın üyesi bulunmaktadır.


07 Kasım 1917 - SSCB’nin kuruluşu

12 Mart’ta başlayan yiyecek kıtlığı, halkı başkent Petrograd’da sokaklara döktü. Çıkan ayaklanmalara garnizon da katılınca, Çar II. Nikola, 15 Mart’ta tahttan feragat etmek zorunda kaldı. 7 Kasım’da, neredeyse kansız son darbeyi indiren ve Romanov hanedanın 300 yıllık egemenliğini sona erdiren Lenin liderliğindeki Bolşevikler; hükümet binalarını, posta merkezlerini ve diğer stratejik noktaları işgal ederek Kışlık Saray’a girdiler.


11 Kasım 1918 - Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nda

Osmanlı Devleti Almanya’nın da içinde bulunduğu İttifak Devletleri safında Birinci Dünya Savaşı’na girdi. Dört yıl süren savaşta Osmanlı Devleti, toprak ve insan gücü olarak büyük kayıplar verdi. 30 Kasım 1918’de Mondoros Ateşkes Anlaşması’nı imzaladı. Anlaşmayı kabul etmeyen Türk milleti yeni bir mücadeleye girerek Kurtuluş Savaşı’nı başlattı.


15 Kasım 1983 – KKTC’nin ilanı

Kıbrıs görüşmelerinden bir netice alınamaması ve 1983 Mayısı’nda toplumlararası görüşmelerin kesilmesinden altı ay sonra, Kıbrıs Türk Federe Meclisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adında bağımsız bir devlet kurulduğunu ilan etti. Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanı Rauf Denktaş’ın okuduğu kuruluş ve bağımsızlık bildirgesi Federe Meclis üyelerinin oybirliği ile kabul edildi.


Dünya Aktüalite Atlası


Barroso AB Komisyonu listesini geri çekti

Avrupa Birliği Komisyonu'nun yeni seçilen başkanı Jose Manuel Barroso, komisyon üyelikleri için önerdiği üye listesini, Avrupa Parlamentosu'nda yapılacak oylamaya dakikalar kala geri çekti.

Barroso, yeni komisyona güçlü bir destek alamadığını bunun için temaslarını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Parlamento üyelerinin çoğu İtalyan Rocco Buttiglione'nin adalet ve sivil haklardan sorumlu üye olarak görevlendirilmesine karşı çıkmıştı.

Milletvekillerinin tek bir üyeyi veto etmek yetkisi bulunmuyor. Bu nedenle pek çok milletvekili, Barroso tarafından oluşturulan kabine aleyhinde ret oyu kullanacağını söylüyordu.

Hollanda Dışişleri Bakan yardımcısı Atzo Nicolai, komisyonun Romano Prodi tarafından atanan şu anki üyelerinin, yeni kabine oluşturulana kadar görevde kalacağını belirtti.


Afganistan’da seçimleri Karzai kazandı

Afganistan’da Taliban rejiminin devrilmesinin ardından 9 Ekim 2004 günü yapılan ilk özgür seçimlerde, görevde bulunan Devlet Başkanı Hamid Karzai büyük bir farkla seçimleri kazandı. Karzai sayılan oyların yüzde 56’sını alırken, ikinci sıradaki eski Eğitim Bakanı Yunus Kanuni yüzde 17 oranında oy alabildi.


ISAF’ın komutası Şubat’ta Türkiye’de

Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) komutasını şubat ayından itibaren Türkiye devralacak.

NATO'nun en yüksek karar organı Askeri Komite'de alınan karara göre, Türkiye'den sonra komutayı 6-8 aylık dönemler halinde İtalya, İngiltere ve İspanya devralacak. Kabil Havaalanı da Şubat ayından itibaren sırayla Türkiye, Romanya ve Çek Cumhuriyeti'nin komutasında olacak.


Knesset Şaron’un çekilme planını onayladı

İsrail parlamentosu Knesset, Başbakan Ariel Şaron’un Gazze Şeridi’nden çekilme planını belirgin bir çoğunlukla onayladı. Mecliste iki günlük tartışmanın ardından gerçekleştirilen oylamada 120 milletvekilinden 67 evet, 45 hayır oyu çıktı, 6 milletvekili çekimser oy kullandı.

İsrail Parlamentosu Knesset, tarihinde ilk kez, İsrail’in 1967 yılından bu yana işgal altında bulundurduğu Filistin bölgelerinden çekilinmesini onaylayan bir karar aldı.


Kosova seçimlerinin galibi Rugova

Kosova'da yapılan genel seçimleri Devlet Başkanı İbrahim Rugova'nın partisi Kosova Demokratik Birliği kazandı. Rugova'nın bağımsızlık yanlısı partisi, yapılan seçimde oyların yüzde 45'ini aldı. Ancak bu sayı, partinin parlamentoda tek başına iktidara gelmek için gerekli sandalye sayısına ulaşmasına yeterli değil. Rugova'nın hükümeti oluşturabilmesi için, küçük partilerin desteğine ihtiyacı bulunuyor.


Microsoft’tan yeni iletişim programı: İstanbul

Microsoft firması masaüstü bilgisayarlarda iletişim alanında büyük bir aşama sayılabilecek ve 'İstanbul' adını verdiği bir programı piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor.

Microsoft'un gelecek yıl ortalarında piyasaya sürmeyi planladığı 'İstanbul' adlı yazılım, elektronik posta, anında mesaj, video konferans, normal telefon ve internet üzerinden telefonun bilgisayarlarda aynı anda kullanılmasına olanak tanıyor.

'MSN Messenger'ın 'Arkadaş Listesi' (Buddy List) adı verilen uygulamasından esinlenilerek hazırlanılan İstanbul programı, kullanıcıya telefon, video konferans, e-posta, anında mesaj (instant messaging) ve internet hattı üzerinden telefon (voice over Internet phone-VoIP) gibi uygulamaları birbirleriyle uyum içinde yönetebilme imkanı sağlıyor.

Microsoft'un, rakibi IBM ve daha küçük Convoq gibi şirketler karşısında rekabet etmesini sağlayacak İstanbul yazılımı, kullanıcısına listesindeki kişilerin hangilerinin 'on-line' olduğunu ve bunların görüşmeye uygun olup olmadığını, ne zaman telefon edebileceğini veya e-mail gönderebileceğini veya video konferans yapabileceğini bildiriyor.

Kullanıcılara ayrı ayrı yazılımları birarada sunacak ve birbirleriyle uyumlu bir biçimde çalışmalarını sağlayacak bu yeni yazılımın bilgisayar kullanıcılarınca tutulması bekleniyor.


Mısır-Taba’da patlama

Mısır'ın İsrail sınırı yakınlarındaki tatil beldesi Taba'daki Hilton Oteli'ne yönelik bombalı bir saldırı düzenlendi. Hilton Oteli’nin önünde bir araca yerleştirilen bombaların patlaması sonucu gerçekleşen patlamada çoğu İsrail vatandaşı olmak üzere 26 kişi hayatını kaybederken 135 kişi de yaralandı.

Taba’da aynı saatlerde iki ayrı patlama daha gerçekleşti. Taba’daki saldırının ardından güneydeki Nueyba ve Ras Elşeyat tatil beldelerinde de iki ayrı patlama oldu. Bu saldırıların da bomba yüklü araçlarla gerçekleştirildiği sanılıyor. Yetkililer, iki patlamanın eşzamanlı olarak gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, bunun El Kaide'nin Bali Adası'ndaki saldırıları ile benzerlik gösterdiğine dikkat çektiler. Yaralananlar arasında Rus ve İngiliz turistlerin de bulunduğu patlamanın sorumluluğunu El Kaide bağlantısı olduğu sanılan üç terör örgütü üstlendi...

İsrail vatandaşlarına yönelik saldırıların ardından İsrail yönetimi hemen harekete geçti ve bölgede acil durum ilan etti. İsrail vatandaşlarının hedef alındığı saldırıların ardından İsrail Dışişleri Bakanlığı, bölgeye arama ve kurtarma ekipleri gönderdi. Sınır bölgesinde hastanelerin alarma geçirildiğini kaydeden İsrail Dışişleri Bakanlığı, Sinai Yarımadası’ndaki 12 ila 15 bin vatandaşını tahliyeye hazır olduğunu açıkladı. Tatil bölgesi Sinai bölgesinde birçok İsrailli Yahudi Bayramı nedeniyle tatil yapıyordu.


Halkın yanında, halk ile birlikte...”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 19.10.2004 tarihinde Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma...


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iç ve dış siyasetteki son gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başlayan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her yıl millet olma, kardeş olma bilincimizin en üst düzeyde hissedildiği Ramazanla birlikte toplumun bütün kesimleri, bütün katmanları daha çok birbirine yaklaşıyor. Gücü, imkanı olanlarla olmayanlar aynı hissiyatla, aynı iklimde buluşuyorlar. Toplumsal dayanışma ruhunun şahlanarak sosyal dokumuzu daha da güçlü kıldığı bu anlamlı günler hepimizin hayattaki asli sorumluluğunu da artırıyor. Toplum ile devletin birbirine yaklaşması, devletin asli sahibi olan milletle yeniden buluşmasının heyecanı, sevinci bu günlerde hayatın bütün alanlarında hissediliyor. İnşallah bu bereketli, güzel günler sayesinde halkımızla birlikte olmaya daha çok özen göstereceğiz. Zira, hayat ileriye doğru giderken bizim yerimizde durmamamız, her geçen gün insanımızla daha çok bütünleşerek aynı kader çizgisinde yol almaya devam etmemiz büyük önem taşıyor.”


“İftarda halkın sofrasında olun”

“İçinde bulunduğumuz günler sahip olduklarımızla olmadıklarımızı hesap edeceğimiz günlerdir” diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletimizin yaşattığı anlam yüklü bu zengin kültürel miras hepimize eşsiz imkanlar sağlamaktadır. Bu yüzden biz kendimizi milletimizle birlikte, milletimizin kimliğiyle tanımlayarak var olacağız. Allahın izniyle hiçbirimiz bu zeminden kopmayacak ve halkımızla birlikte bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Her zeminde ifade ettiğimiz gibi asla fildişi kulelere çekilmeden, soyutlanmadan, halkımızın yaşama biçiminden uzaklaşmadan onunla birlikte onun sofrasına oturacak ve derdi ile dertlenmeyi de kendimiz için gerçek noktada adeta bir mutluluk vesilesi addedeceğiz. Halka yakın durmamızı, halktan farklı yaşamayışımızı siyasi bir yöntem olarak kullandığımızı düşünenler varsın fildişi kulelerinde öyle düşünmeye devam etsinler. Yeter ki biz, yüreklerimizi açık tutalım, yeter ki kendi hesabımızı verebilelim.Bu bağlamda ben iftarlarda halkımızın sofrasında, halkımızla birlikte olmaya devam edeceğim. Ve hatta diyorum ki gelin bu Ramazan boyu bizler Ankara’nın tüm ilçelerinde fakir fukaranın, garip gurebanın iftar sofralarına ortak olalım, onlarla beraber bu Ramazan’ı paylaşalım.”


“Tek amacımız milletimizin yüzünü güldürmek”

23 aylık AK Parti İktidarı döneminde Türkiye’nin birikmiş sorunlarının tek tek çözülüp, rafa kalkmaya başladığını söyleyen Başbakan Erdoğan, iktidarın daha önünde yapacak çok işi olduğunu hatırlatarak, iktidarın aynı kararlılıkla yoluna devam edeceğini söyledi. Başbakan Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“İktidarımız süresince sadece enflasyon düşmedi, sadece büyüme artmadı, sadece milli gelir 2 binden 4 bin dolara çıkmadı aynı zamanda toplumun mutluluk katsayısı arttı, demokrasinin kalitesi yükseldi, devlet ile toplum arasındaki mesafe azaldı. Şimdi yeni bir değişim hamlesinin eşiğindeyiz. Düzenlediğimiz bu zemin üzerinde topluma doğru sosyal politikalar üretilmesi, üretim kanallarının açılması, istihdam kapılarının açılması, devletin verimli işleyişi yeni dönemde en büyük önceliğimiz olacaktır. Yeni bir yasama yılının başında ve gelecek yılın bütçesini tartışmaya başlayacağımız bugünlerde, bütün AK Partili siyasetçilere bakanlarımızdan, milletvekillerimize, belediye başkanlarımızdan İl Genel Meclisi üyelerimize şu gerçeği hatırlatmayı üzerime borç kabul ediyorum. Bundan böyle geçmişi daha az konuşacak ve ileriye doğru daha çok koşacağız. Adalet ve kalkınma hedefimiz ülkemizin her metrekaresinde hissedilmeden bize rahat olmayacaktır. Toplumun ne kadar güçlendiğini takip etmek bizlerin asli görevidir. Tarafsızlık, ayrımcılık yapmamak, herkesin gönlünü kazanmak, her vatandaşımıza hizmet götürmek ve herkese eşit yakınlıkta olmak temel misyonunuzdur.

Bu yasama dönemi Meclisimizin toplumla daha çok bütünleştiği, demokrasimizin daha çok geliştiği bir dönem olacaktır. İnanıyorum ki, milletin yüzünü güldürmek için geçen dönemki performanstan daha, verimli, daha bereketli bir çalışma dönemini tamamlayacağız.”


“Devrim niteliğinde adımlar atıyoruz”

AK Parti İktidarının 3 Kasım’da millete verdiği sözleri tutmak için var gücüyle, yorulmadan aynı kararlılıkla çalıştığını belirten Başbakan Erdoğan, bu amaçla atılan son adımları şu sözlerle özetledi:

“Bunlardan bir tanesi 1 Ocak’ta Yeni Türk Lirası’na geçiş, bir diğeri yine 1 Ocak’tan itibaren Sosyal Sigorta Kurumu hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri. Bunun yanında artık sosyal güvenlik sistemimizde farklı bir döneme giriyoruz. Inşallah bütün yeşil kart alanlar 1 Ocak’tan itibaren ilaçlarını alabilecekler. Bir diğer adım, Aile Hekimliği’nde pilot uygulamaya geçiyoruz, genel sağlık sigortasıyla ilgili çalışmalarda son aşamalara geldik. Genel sağlık sigortasıyla birlikte ülkemizde artık insanlarımız, “Acaba ben hasta olduğum zaman ne yapacağım, hastanelerin kapısı bana açık mı?” diye düşünmeyecek. 72 milyon vatandaşımız hangi hastaneye giderse gitsin, hastanenin kapıları kendilerine açık hale gelecek.

Bir diğer konu Yerel Yönetimler Yasası. Bu konuda da devrim niteğinde adımlar atıyoruz. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kaldırılması ile ilgili kanun tasarısı meclisimize geliyor. Bu düzenlemeyle birlikte hedefimiz şudur; Türkiye’de yolu olmayan, suyu olmayan köylerimiz yerinden yönetim anlayışıyla daha yakın takibe alınabilsin ve sorunları hızla giderilebilsin. Bu uygulama ile valilerimiz, il özel idareleri, il genel meclisleri sorunları çok daha yakından takip edebilecek, insanımızın yaşam standartını yükseltecek çözümler hızlanacaktır.”


“2005 yılı bütçesi hazır”

2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun TBMM’ye sunulduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, 2005 bütçesinin de diğer iki bütçe gibi dinamik, akılcı, ayakları yere basan ve disiplinli bir bütçe olma özelliğini taşıdığını söyledi. AK Parti’nin ekonomi anlayışının, bütün boyutlarıyla 2005 bütçesine yansıdığını belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2005 bütçesi makroekonomik dengeleri gözeten, ülkemizin ve dünyanın gerçekleriyle örtüşen, insanı ve sosyal politikaları merkeze alan, disiplinden taviz vermeyen bir bütçe olacaktır. 2003 ve 2004 yılında ekonomide tarihi başarılar elde ettik, beklentilerin bile ötesine geçen iyileşmelerin altına imza attık. Enflasyonda, büyüme oranlarında, faizlerde, kamu borç stokunda, dış ticaret hacminde, ulusal ve uluslar arası yatırımlarda, benzeri bir çok makroekonomik göstergede hayal bile edilemeyecek düzeyler bizim dönemimizde yakalanmıştır. İyileşmeler yalnızca göstergelerden, rakamlardan, grafiklerden ibaret kalmamış; ekonomide topyekün bir canlanma başlamış, bu canlanma sokağa, çarşıya, pazara yansımıştır. Bu yıl sonu itibariyle doğrudan yabancı sermayenin Türkiye’ye girişi 1.8 milyar dolardır. Yerli müteşebbisimizin yaptığı yatırımlar ise Temmuz sonu itibariyle 20 milyar doları aştı. Ağustos ayı itibariyle geçen yıl yüzde 10 olan işsizlik oranı bu yıl yüzde 9.3’e düşmüştür. Bu yatırımların arttığının ve bu yatırımlara yönelik olarak da artık işsiz insanlarımıza iş kapılarının açıldığının göstergesidir. 2005 yılında bu tablolar daha da farklı olacak.”


“Zafer sarhoşu olmayacağız”

Ekonomik sorunların üzerine giderken, hiçbir zaman dostlar alışverişte görsün anlayışı içinde olmadıklarını belirten Başbakan Erdoğan, “Vitrini düzeltelim, göstermelik işler yapalım, başarıların üzerine yan gelip yatalım, işi popülizmle götürelim anlayışından özenle uzak durduk. Bizim siyasete ya da ekonomiye getirdiğimiz anlayış farklılığı işte burada kendisini çok somut olarak göstermektedir. Biz, her başarının ardından hedefimizi ileriye götürmenin gayreti içinde olduk. Sorunlarla mücadelede elde ettiğimiz her zaferin ardından yeni bir cepheye koştuk. Rehavete, gevşemeye, tavize asla prim vermedik, vermeyeceğiz ve asla da zafer sarhoşu olmayacağız. Çünkü her dakika, her saniye, bu milletin bize yüklediği sorumluluğun ağırlığını omuzlarımızda hissettik. Milletimizin bize olan güvenini, bize olan teveccühünü sarsmamak için azami hassasiyet gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz.” dedi. Başbakan Erdoğan, 2005 bütçesinin de bu anlayışla hazırlandığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de bizim dönemimize kadar uygulanan siyasi geleneğe, ekonomik anlayışa teslim olsaydık, yeterince başarı elde ettik, burada duralım ve artık bunun siyasi rantını yiyelim gibi çok yanlış bir yola sapabilirdik. Ama biz bunu yapmıyoruz, bütçe disiplininden taviz vermiyoruz. İlerde bedeli çok daha ağır olacak girişimlerden, uygulamalardan tamamen sakınıyoruz. 2005 yılı bütçesi için temel aldığımız makro ekonomik hedefler, önceki iki bütçemizde olduğu gibi son derece iddialı, son derece yüksek hedeflerdir. Gayri Safi Milli Hasıla büyüklüğü 481 Katrilyon Lira olarak belirlenmiştir. 2005 yılı için öngördüğümüz büyüme hedefi yine yüzde 5’tir. Türkiye artık tek haneli enflasyon dönemine nihayet girmiştir. Bu yıl sonu için TÜFE’de belirlediğimiz yüzde 12 hedefinin çok çok altında bir oranı yakalayacağımız şimdiden görülebilmektedir. 2005 yılı için ise enflasyon hedefimiz yüzde 8’dir.

Geçen yıl ve bu yıl ihracatta kırdığımız rekorlar inşallah 2005 yılında da devam edecektir. Son iki yıldır sağlanan mali disiplin sayesinde bütçe açığının gayri safi milli hasılaya oranı hızla düşmektedir. 2001 yılında yüzde 16,5 olan bütçe açığının GSMH’ya oranı, 2004 yılında yüzde 8 civarına inecektir. Bu oranın önümüzdeki yıl yüzde 6,1’e düşürülmesi hedeflenmektedir. Türkiye, Maastricht kriteri olan yüzde 3 oranını yakalama yolunda hızla ilerlemektedir. 2005 yılında bütçe açığı nominal olarak da azalmaktadır. Nitekim, 2004 yılı sonunda 34 katrilyon lira olması beklenen bütçe açığının, 2005 yılında 29,1 katrilyon liraya düşürülmesi programlanmıştır. 2005 yılı bütçesinde faiz ödemelerinin tutarı 2004 yılına göre nominal olarak azalacaktır. 2004 yılı bütçesinde 66 katrilyon lira olarak öngörülen faiz ödemelerinin yıl sonunda 58,5 katrilyon lirada kalması beklenmektedir.

Faiz ödemelerinin 2005 yılında da azalmaya devam ederek 56,4 katrilyon liraya inmesi öngörülmektedir. 2005 bütçesinde faiz giderlerinin bütçe içindeki payı önemli ölçüde azalırken, yatırımların payında ciddi bir artış gerçekleşecektir. 2005 yılında konsolide bütçe yatırım harcamalarında yüzde 37 oranında reel artış öngörülmektedir. Yatırıma ayırdığımız payı artırırken, eş zamanlı olarak kamudaki israfı da azaltma mücadelemizi sürdüreceğiz. Kısa sürede tamamlanacak kamu yatırımlarına öncelik verilecek, sosyal nitelikteki harcamalar artırılacak, kamunun küçültülmesi politikasına devam edilecek ve kamu harcamaları sağlam gelir kaynaklarına dayanacaktır. Türkiye’de milletin vergisini, milletin alın terini, devletin hazinesini har vurup harman savurma dönemi bizim dönemimizde ebediyen kapanmıştır. Bir tek kuruşun bile amacı doğrultusunda kullanılması için kılı kırk yaran bir hassasiyet içinde olduk, bu hassasiyetimiz bundan sonra da devam edecektir. AK Parti iktidarı 2004 yılında bir ilki gerçekleştirmiş ve eğitime bütçeden en yüksek pay verilmiştir. Eğitime ayırdığımız bütçe, 2005 yılında da ilk sırayı almış; eğitim bütçeden en yüksek payı almıştır. Sosyal yardımlarımız 2005 yılında da önemli oranda artarak devam edecektir. Ücretsiz kitap dağıtımı, yoksul ailelere kömür yardımı, doğrudan gelir desteği gibi uygulamalarımızla, fakir ve dar gelirli vatandaşlarımız gözetilmeye devam edilecektir.”


“Başarının nedeni güven ve istikrar”

“Ekonomide elde ettiğimiz başarının altında, AK Parti iktidarının sağladığı güven, istikrar, kararlılık ve disiplin yatmaktadır. AK Parti iktidarıyla Türkiye çok farklı bir sürece, çok farklı bir döneme girmiştir. Artık ülkemizdeki her kesim, işçi, işveren, sanayici, tüccar, çiftçi, emekli önünü çok daha net olarak görebilmekte, planını, programını çok daha güvenli bir şekilde yapabilmektedir. Sadece ülkemiz içinde değil, uluslar arası boyutta da ülkemiz çok yakından izlenmekte, ekonomik gelişmeler ilgiyle takip edilmektedir. Türkiye, hak ettiği, layık olduğu, yıllardır özlemini duyduğu günlere çok yaklaşmıştır.

Artık bundan hiç kimsenin şüphesi, tereddüdü olmamalıdır. İki sene içinde kaydettiğimiz gelişmeler, elde ettiğimiz başarılar, geleceğin, Türkiye için çok daha aydınlık olacağının bariz göstergeleridir. 2005 bütçesi de işte bu bariz göstergelerden biridir. Bütçenin ülkemiz için, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni başarılara, yeni sevinçlere, milletçe yüzümüzü güldürecek gelişmelere zemin hazırlamasını diliyorum.”

  1   2   3   4   5   6   7   8

Свързани:

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconBüyük Önder M. Kemal o zamanlarda şöyle düşünmekteydi: Tanrı isterse her şey olacaktır. Bunun içinde önce milletin güvenini kazanan bir hükümet kurulmalı ve bunun içinde hükümetin alt yapısı hazırlanmalıdır

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconÇAĞDAĞ İslam akimlari ve TÜRKİYE’de diNİ hareketler

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconTÜRKİyede diNİ hareketler dersi okuma listesi

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconBir bilim doktorumuz daha…

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconYysq milli Virtual Kitabxananın rəqəmsal e-nəşri n 43 (2011)

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconTrakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı Özel Yetenek Sınavı

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın icon"Hiç’lik İçinde Yokluğu Aramak Popüler Olabilir mi?,"

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconIv t. Cha Di patikrinta iki 1830 m

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın iconŞu günlerde yeni 2012 veya 2013 de çıkması beklenen yeni tc anayasası nasıl olacak

Biri milli diğeri dini iki bayramı aynı takvim içinde yaşıyoruz. Kutlu ve mübarek olsun. Daha da güzel günlerde görüşmek umuduyla esen kalın icon2011-2012 Ögretim yili arakli miLLİ EĞİTİm müDÜRLÜĞÜ İLKÖgretim okullari arasi biLGİ yarişmasi esaslari

Поставете бутон на вашия сайт:
Документация


Базата данни е защитена от авторски права ©bgconv.com 2012
прилага по отношение на администрацията
Документация
Дом